Anlamlı ve Güzel Sözler - 18
Dil her fertte değişikliğe uğrayınca,dilin
gücüne karşı dil üzerine insanın gücü de ortaya
çıkar;dille bağlı olan insan yeniden dil üzerine
etki yapar insan üzerine yaptığı etkide dilin ve
formlarının kurallılığı,insandan gelen geri
etkilerde de hürriyetin etkisi vardır.Bu
hürriyet belirsiz ve açıklanamazdır,ama
sınırları insan şuurunun içinde bulunabilir.
Güzeli
arayan estetik normu,hayal gücünü
kullanırken "düşünce" ile sıkı bir temas
halindedir;güzel kavramının normatif
tesiri,meydana getirilen eserin çirkin
olmaması için belirli tarzda hayal
gücünü çalıştırmak şeklinde kendini
gösterecektir.Ve bunu yaparken,muayyen
ölçü,usul ve kalıpları seçecek,bunun
içinde düşünce ile teması
kaybetmeyecektir;ama mantık normları
gibi,estetik normları da pratik bir
mükellefiyet yüklemez.
Diyalektik oluşum hareket ettirici
gücünü olumsuzluğu yenme baskısından
alır.Diyalektik,insanların ve eşyanın
varlık tarzının çelişkili ilişkilerinden
teşekkül ettiği bir dünyadadır.Böylece,
herhangi bir özel muhteva,sadece zıddına
geçiş yoluyla ortaya
konulabilir.Herhangi bir ferdi
muhtevanın zıddıyla bilinmesi,çelişkili
ilişkilerin bütünleyici bir
bölümüdür.Bütün muhteva,kendinde
kapsanılan bütün çelişkili ilişkilerin
bütün muhtevasıdır.
Güzel ve hakikat arasında bir fark
vardır;hakikat eğer "ide",kendinde ve
kendi genel ilkesi içinde
düşünülürse,gayenin ta kendisi olur ve
olan ne ise,düşüncededir de.Eğer hakikat
aracısız olarak,yani doğrudan doğruya
dış gerçeklikle şuura görünürse ve
"ide-gaye" de dış görünüşü ile birleşmiş
ve özdeleşmiş olarak kalırsa,o zaman
gaye yalnız hakikat değil,aynı zamanda
güzeldir de.Demek ki güzel,kendisini
"fikir-ide"nin hasse ve his alanında
görünüşe çıkması olarak tanımlar.
İnsan,tür
olarak,düşünce konuşma ve bilgiyi bir
tekamül zincirinde sonradan elde etti
ise,önceki durumu onun "tabii"
halidir;ister sürü,isterse tek tek
yaşadıkları kabul edilsin.Eğer ayrı ayrı
yaşadıkları kabul edilirse,onlara uygun
yaşayış şekli budur;yani bu
durumda,toplum halinde olmayı insan
tabiatına ters bir vakıa olarak kabul
etmek gerekir.İnsanların geçici olarak
yan yana gelmeleriyle düşüncenin doğduğu
kabul edilirse,toplumun düşünce ile
meydana geliyor olmasından
hareketle,düşünce ve konuşmanın insan
tabiatında arızi bir vakıa oluşunu kabul
etmek gerekir.
Bilen
adam odur ki kendini kendini ve
ötekilerini tanımanın ötesinde şunu da
bilir:Bundan böyle Doğu'yu Batı'dan ve
Batı'yı Doğu'dan görmek suretiyle de
olsa,ikisinin ayrılmazlığı
yanında,birbirlerini sadece
tamamladıkları noktadan öteye
gidemeyeceklerdir.
1878
tarihinde İstanbul'da basılmış bir
eserinde Rahip Viguier şöyle bir tespit
de bulunur:Bu dili tetkik
ederken,konuşma lehçesinin muntazam ve
fevkalade mükemmel sıra tertibi,kulağa
hafifçe akseden muhteşem ve ölçülü
sesleri,ahenk kanunu ve nihayet uzun ve
kısa seslerin bir nevi musikiyi andıran
tatlı teselsülü karşısında hayran
kalmamak elde değildir.İnsan bu dilin
bir ilim heyeti tarafından bilhassa
tedvin edilmiş mantıki esaslardan doğmuş
olduğuna hükmedecek hale gelmektedir.
Varlık,daima var olmalıdır;o,hiçbir
zaman yok olmadı ve olmamalıdır.Aksi
halde varlıktan önce ve sonra yokluk
aramak gerekecektir.Varlığın sebebi ve
neticesi yokluk olacaktır.Halbuki,yokluk
yok olduğu için varın önünde ve
arkasında bulunamaz;aksi halde yokluğa
varlık izafe etmek gerekecektir.O halde
"gerçek varlık" geçici değil, ezeli ve
ebedi olmalıdır...Mutlak varlık'ın
sonsuz olması da zaruridir;aksi halde ne
ile sınırlıdır?..
Dillerin karşılaştırılmasından çıkarılan
netice: Sinir hekimi tarafından da
tasdik edilen mesele halinde;bir
hastalık veya yaralanma neticesi konuşma
kabiliyetleri arızalanan veya renk
duyumları tamamen normal ve arızasız
olduğu olduğu halde,renk adlarını artık
anlamlı şekilde kullanamayan
hastalar,,kendilerine gösterilen tonları
alışıla geldiği üzere,
kırmızı,sarı,yeşil,mavi grupları
bölmemekte,her renk tonunu ayrı bir
nitelik olarak kavramaktadırlar...O
halde bizim renk dünyası tablomuzda
sadece bir duyum hayatı değil,bir dil
başarısı da yer almaktadır.
Diğer Sayfalar
1
.
2 .
3 .
4 .
5 .
6 .
7 .
8 .
9 .
10 .
11 .
12 .
13 .
14 .
15 .
16 .
17 .
18 .
19 .
20 .
21 .
22 .
23
.
24
|
|
SİTEMİZİ SOSYAL AĞLARDA PAYLAŞABİLİRSİNİZ
|