Kişi, yaşantısında cümlelere dönüştürüp
saklamak istediği o kadar çok sayısız
şey vardır ki,bütün bunlar yazılmayınca
kaybolup gider.
Denge tam "sağlık" tır.M.Taine'in mutlu
bir tesadüf dediği şey;ama fizik
kuralarınca gerçekleşmeyen,yalnız sanat
eserlerinde gerçekleşen şeydir.Sanat
eseri zaman dışında bir denge
halidir;yapma bir sağlıktır.
İnsan,hassasiyetini teşkil eden ve
ihtiyaçlardan hareket eder.Bir şeyin
mesela bir gıdanın besleyici
değeri,bizim kendi ihtiyaçlarımıza cevap
veren keyfiyettir;hassasiyetimiz,kendi
dışında hiç bir mevcudiyeti olmayan bir
takım değeri bize ifşa eden bir plağa
benzer.
Bir yazar,aynı kelimelerle,aynı söz
biçimleriyle,ancak bunları başka şekilde
kullanarak ve kendi ruhunun da güçlü
yankısını katarak eserlerinde dile yeni
bir karakter verebilir...
Şair olmak amacıyla kişinin kendi
dehasını benimsemesi,sanatçı olabilmek
içinde dehadan şüphe etmesi
gerekir.Gerçekten kudretli bir bir insan
birinin diğerini artırdığı insandır.
Üstün insan,eli ayağı bağlandığı zaman
kendisini daha hür ve kuvvetli
hisseder;zira onun hürriyeti,maddesinin
değil,ruhunun istiklalidir.
Asıl bilgi,dünyayı değil insanı
bilmektir.
Açıklanamaz olayların da bulunabileceği
kabul edilmezse;dilin tabiatı
anlaşılmaz;dil araştırmalarının bu
hürriyet olayını tanımaları gerekir.Ama
aynı özenle sınırlar da göz önüne
alınmalıdır.
En küçüğünden en büyüğüne,en
iptidaisinden en gelişmişine,en
geçicisinden en devamlısına kadar bütün
sosyal grupların içerisinde "idare
edenler "ve "idare edilenler" arasında
esaslı bir ayrım doğar.
Teferruat sizi yakalar,avucunun içine
alır,sıkar.Sizinle uğraştıkça siz de
ondan sıkılırsınız.Sonra bu iş yavaş
yavaş ahenk kazanır ve ayrıntılar görüş
açısının oluşmasında vazgeçilmez unsur
olur.
Şuur dışını,şuura çıkartmak,insanın alem
çapında bir varlık oluşunu düşünce
olmaktan çıkaracak,canlı bir yaşayış
durumuna getirecektir;insaniliği bir
yaşayış olarak gerçekleştirmek demek
olacaktır.
Sanatkar,gördüğü şeyleri saran bütün
atmosferi araştırır ve oradaki esas
noktaları tabiatın temin edemediği
devamlı şekiller halinde çevirmeye
çalışır.Şair, yani meçhulün aşıkı..
Amiyane ifadeler her yerde aynı alanlara
aittir ve esas itibarıyla aynı
görüşlerden faydalanırlar.Buna karşılık
insanların en sevdikleri
tasavvurlar,milletlere ve çağlara göre
değişir;bu yüzden de,bu kaynaktan çıkan
yeni isimler,kültür tarihi bakımından
oldukça büyük önem taşırlar
Düşünce silsilesinde sadece bir fikir
modelinin söz konusu olduğu ve bunun
gerçek hadiselerin anlaşılmasında
kullanılabilirliğini daha ispat etmesi
gerektiği hatırdan
çıkarılmamalıdır.Doğruluk,insanlara
borçlu olduğumuz şeyi ödemektir
Güzellik ve hakikat,bir manada
özdeştirler...Güzel,özellikle kendi
içinde hakikat olmak zorundadır;ama
hakikate ve güzel daha yakından
bakıldığında onların aynı zamanda farklı
olduklarını görürüz.
Şuurluluk,sonsuzluğun varlığının en
yakın misalidir.Öte yandan tabiattaki
şeyler,kendileri için asla hür bir
varlığa ulaşamaz.Onlar başkaları için
varlık olarak kalır.
Kişi sadece başka bir kişi vasıtasıyla
kendisi olabilir.
Dilde insanın düşünce gücü,sürekli bir
etkinlik içinde ortaya çıkar;ferdin
kendisini çevreleyen kitle ile
bağlılıkları vardır ve bunun sonucu
olarak her düşünce tesiri çevresinin de
düşünce tesiri içine girer.
İnsan gençliğinde dünyayı fethetmek
hülyaları ile başlar,ama minnacık bir
başarı kazanınca da dünyalar onun olmuş
kadar sevinir.
Unutkanlığın derinliklerine neler,ne
kudretli ve ölmez muzafferiyetler
gömülebiliyor.
Birde aşıkların,şairlerin,azizlerin
dünyası vardır ve bunu bilmemezlikten
gelmemiz imkansızdır; fakat bu uhrevi
dünya,fizik dünyasından tamamen
farklıdır ama,ondan ayrılmaz.Realitenin
kıyısız okyanusunda insan sadece
aradığını bulur.
Gerçekle sembolün karıştırılması,bizi
her insana aynı imtiyazları vermeye
sürüklüyor.İnsanlar felsefi bakımdan
eşit sayılabilirler ama,ilmi bakımdan
değildirler.İşte bunu anlamak...
Bizi hiç tanımadan hakkımızda kötü
düşünenler,bize haksızlık etmiş
sayılmazlar.Bize değil kafalarındaki
hayaletlere saldırıyorlar çünkü...
Akıllı insan,düşündüğü her şeyi
söylemez;fakat her söylediğini düşünür.