Pek çok ızdırap
çekmemiş ve pek çok ızdırap çekmeye
elverişli olmayan hangi
insan,kendisinden ve dünyadan fazlasıyla
haz alabilir? Daima aynı zaruret,daima
aynı kanun: İktidarın kökü birdir.
Modern
psikolojinin en büyük keşiflerinden biri
şudur: Bir insanın mutlu olabilmesi için
hayatın bazı zevklerinden vazgeçmesini
bilmesi öğrenmesi gerekir.
İnsanın gelişmesinin imkanlarını ve bu
gelişmeyi belirleyen ölçüleri daha iyi
bilmek,yeni bir üslubun temeli
olabilir;bu üslup da bu manada sanatın
gelişmesinde daha yüksek bir merhaleyi
gösterir.Diğer başka alanlarda da olduğu
gibi,edebiyatta da halihazırdaki dönemi
eleştirel açıdan anlamak,geçmişi
anlayabilmenin anahtarı olabilir.
Şüphesiz,bir adamın aile ve cemiyet
hayatının
ötesinde,çevresinin,mesleğinin,fikirlerinin
kendisine zorla yaptırdığı hareketlerin
ilerisinde,daha gizli bir hayatı
vardır.Ve çokluk,bize her şeyi teslim
edecek olan anahtar,bütün gözlerden
saklı olan bu çamurun dibinde
bulunmaktadır.
Öğrenme
hadisesinde,şuur hallerini bağlamasını
bilerek,gerçekleştirerek,onlardan
faydalanma yoluna gideriz.Şuur halleri
arasında bağlantıları kurabilme
yeteneğine,anlama yeteneği denir.Onları
muhafaza etme ve ihtiyaç anında harekete
geçirebilme yeteneği ise hafızadır.
Odysseus'un dertlerini inceleyip kendi
dertlerini bilmeyen dil
bilginleriyle,çalgılarını akort etmesini
bilip de yaşayışlarını akort etmesini
bilmeyen müzikçilerle,adaletten söz
etmeyi öğrenip adaleti uygulamayanlarla
alay edermiş kral Dionysius
Psikolojik olarak şahadet,başkası ile
münasebeti teşkil etmekte ve sosyolojik
olarak da başkalarının nazarında kendi
varlığımızın,hat ve hareketlerimizin
intibakında kendini müşahhas olarak
ortaya koymaktır.Kişi hayvandan daha
aşağı yada üstün olabilir fakat asla
hayvan olamaz.
Mevlana Hazretleri buyuruyor ki,Allah
şiir için kafiye aramaktan başka bir
dert vermedi bana.Nihayet ondanda
kurtardı beni.Şu şiiri alda eski bir
şiir gibi yut gitsin.Manalar zaten harfe
ve esintiye sığmıyor;anlatmak istiyorum
ama,onlar bu dilekten çok üstündür.
Bir şeyin diğer bir şeyden ayrı ve
farklı olduğundan kesince emin olmak
için,o şeylerden birini diğeri
olmaksızın açık ve seçik olarak
kavrayabilmek kafidir.Kişilerin çoğu
zaman icat etmekten hoşlandıkları mevhum
itirazlar olmasa çoğu güzellikler
kolaylıkla meydana gelmiş olur
Okuduğunu tahlil etmeyen,daha önce
okuduklarıyla karşılaştırmayan,her an
kendi kafasını kullanmayan,zekasını
mahveder.Okumak,sayfanın
bütününü,cümleleri,kelimeleri
anlamaktır.Dikkat gevşeyince gölge
düşünceler kalır kafada.Çabuk
okuyan,dikkatini teksif edemez.
Önceleri aşk denilen
şey,feragatten,kendine kıymadan,yiğitlik
ve vicdan azabından örülmüş,ince
nesillerin eseri,çapraşık bir duygu
idi.Din ve dinden gelen ahlak ona destek
oluyordu. Dini faziletlerin sesleri
olmasaydı,göklerle dolu olan bu güzel su
birikmeyecekti.
Kötü Duygular,iç yüzü gizlenmiş
duygulardır.Güç olmakla beraber
Bunlardan belki bir tanesinin bile sahte
olmayanı bulunmadığını keşfederiz.
İnsan,bir başkasında neyi
değiştirebiliyorsa,ancak ona sahiptir.