Gerçek anlamda kültür,bir
topluluğun bir araya getirdiği ve depo ettiği ruhi besinlerin
bütünüdür. Ruhi besin maddelerini boşlukta toplayamazsınız.
Onları taze olarak korumak için müzeler,
kütüphaneler,arşivler,araştırma merkezleri gibi bazı kültür
kuruluşları kurmak gerekir.
İnsanları istisnasız olarak dil
topluluklarına ayrıldığı vakıası,tecrübe ile görülüp bilinen bir
şeydir.Konuşma davranışının ve insanlar arasındaki ilişkinin
tabiatından,bunun nasıl ortaya çıktığını da anlayabiliyoruz.
Güzel değer ölçüsünü tahsissen
ifade içinde estetik,güzel ile çirkin arasında bir ayırım yapmak
üzere uygulanan "değerlendirme ölçülerini" mevzu alan ilim dalı.
Bir şeyin yalnız kahkaha davet
edebilecek bir tarafı olması keyfiyeti bile,o şeyin bir kudreti
mutlaka arz etmediğini göstermeye kafidir.
Kendilerini gerçekten hikmete
vermiş olanların,yalnız ölmek veya ölmüş olmak için
çalıştıklarını halk bilmez.
Tarih yazmak için en mantıki ve
akıllı, sahici tarz,en yakın hadiselerden başlayıp en eskilerde
bitirmektir.
Sanatçı,sadece içinde yaşanılan
anı yansıtan bir fotoğraf camı değildir;öyle olsaydı, sanat
eserlerinde ne hayat olurdu ne de mana. Gerçek sanatçı,eserini
vermeye giriştiğinde, onu başı ve sonu ile,mantıki düşünceyle
yakalanamayan,fakat kendi ilhamında ortaya çıkan değerli tesiri
ve gizli sonuçlarıyla tamamen ruhunda bulur.
Musikî,hadiseyi değil "deruni-iç"
cevherini ve "kendimde şey"i, yani iradeyi ifade eder.
Bir
başkasının da senin kadar iyi söyleyebileceğini söyleme ve senin
kadar iyi yazabileceğini yazma.
Çok
sözle çok şey anlatılması kabul edilebilir; az sözle çok şey
anlatılması gerekir.
Ruh,meydana
getirir,ama aynı aynı aksiyonla kendini
meydana getirilenin karşısına koyar ve
onu nesne olarak yeniden kendi üzerine
etkide bulundurur;böylece kendini
insanda yankılayan dünyadan,dünya ile
insan arasında,insanı dünya ile bağlayan
ve dünyayı insanla verimli kılan dil
doğar.
Nitelik,varlıkta kümelenme veya dağılma
halinde bulunabilir. Kümelenme
derecesinin artmasına "niteliğin
şiddeti" denir.Niteliğin şiddeti
artabilir, eksilebilir,devamlı veya
fasılalı olabilir;buna da "niteliğin
süresi" denir.Niteliğin süresi ve
şiddeti, asıl nitelikten ayrı olarak
incelenemez.
Ruhi alanın
kendisine has var oluş biçimi
dolayısıyla,uzaman olmayanlar,ruhun en
belirgin ve olağan özellikleri,ruhi
hadiselerin birbirleri ile
bağlantıları,sebepleri ve neticeleri
hakkında,maddelerin yapısı ve
birbirlerine karşı tutumu mevzuunda
benzer durumlar veya canlı vücutta olup
bitenler hakkında olduğundan çok daha az
bilgi sahibidir
Kuşkusuz,hiç bir düşünce belli bir dile
bağlı değildir;herhangi bir düşünceyi
herhangi bir dille aşağı yukarı dile
getirmek mümkündür.Bir düşünce
formüllendimi,bu düşünce belli formlara
bağlı olmaktan kurtarılabilir,başka
dilin sözleriyle dile
getirilebilirler;belli bir dilden
sıyrılabilirler.Ama insan,mutlaka bir
dille düşünür ,düşüncesini mutlaka bir
dile bağlamak durumundadır; ister kendi
dili,ister yabancı bir dil olsun.
Bütün
gayretlere rağmen meteryalizm,ilk
şeklindeki yetmezlikten maddenin nasıl
olup da hayvan ve insan haline
geldiğini,hele nasıl olup da şuursuz ve
cansız varlığın kainatın kanunlarını
keşfeden varlık olduğunu anlama
güçsüzlüğünden kurtulamadı.